Artemis Leukophryene Tapınağı ve Epiphanie

Epiphany, tezahür, görünür olma ve  özellikle tanrının görünüşü/tecellisi anlamındadır. 6 Ocakta yapılan, Mecusilerin Hz. İsayı görmek için Bethleheme gelişlerini simgeleyen yortuya da  Epiphany denir.  Bu kısa yazıda bizim bahsedeceğimiz olay, Menderes Magnesia’sı Artemis Leukophryene Tapınağında, belli zamanlarda ay ışığının Artemis kült heykeli ni aydınlatarak yaptığı müthiş etkiye ilişkindir.  Kuşkusuz bu olay doğa ile mimarinin uyumuna dair matematiksel bir çözümleme ve mimar Hermogenes’in  dehasıdır.

Hermogenes ((İ.Ö. 2. yüzyıl)
Vitruvius’a göre, İyon uygarlığının en önemli mimarı Hermogenes iki tapınağa imza atmıştır. Bunlardan birisi Magnesia’daki Artemision (Diana Tapınağı) dır. Bu tapınağın Hellenistik evresinin mimarının Hermogenes olduğu Vitruvius’un anlatılarına göre açık bir şekilde bellidir.  Diğeri ise Teos’taki Dionysos (Bacchus Baba) Tapınağı’dır. Priene’de bulunan 207 numaralı yazıttaki ifadeler bir üçüncü tapınağa daha işaret etmektedir. Ancak, bu tapınağa ait bugüne kadar herhangi bir belge bulunamamıştır.

Magnesiae Artemis Leukophryene Tapınağı

Magnesia’daki Artemis Tapınağı, Strabon’un da vurguladığı gibi tüm mimari elemanların birbirleri arasında uyumunun sağlandığı en mükemmel tapınaktır; “Bu günkü kentte Artemis Leukophryene Tapınağı bulunur. Bu tapınağın kutsal alanının ölçüleri ve adak eşyalarının sayısı Ephesos’daki tapınaktan daha aşağıdır, fakat kutsal alanın yapılışındaki incelik ve uyum ondan daha çok yüksektir. (XIV, I, 40, 467).

Pseudodipteros Planı:
Tapınaklar çoğunlukla ya tek (peripteros), ya da çift sıra sütunla (dipteros) çevrilmiştir. Ancak burada farklı bir uygulama karşımıza çıkmaktadır: Dipteros planlı tapınaklarda yer alan çift sıra sütundan, iç sırada olması gerekenler yapılmayarak, 34 sütunun yeri boş bırakılmıştır. Böylece görünümü çift sıralı olan, ancak gerçekte tek sütun sırası bulunan bir model ortaya çıkmıştır.  Bu uygulama ile kaynak ve zamandan büyük bir tasarruf söz konusudur.

magnesia-alinlikBu tasarımın mimariye kazandırdığı diğer bir fayda ise derin mekanlar nedeniyle oluşan ışık gölge kontrastının tapınağın görünümüne görkemli bir hava kazandırmasıdır. Drerup’un çalışmasında kullandığı Artemision’un İstanbul’daki maketinde bu durum daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Hermogenes Artemision’da uygulamış olduğu bu tasarım ve oranlar arasındaki matematiksel uyumla, hem, yukarıda da vurgulandığı gibi, önemli ölçüde tasarruf sağlamış, hem de yapının güzelliğini azaltmamış, bilakis artırmıştır.

Günümüze ulaşabilen kalıntılar Artemision’un ikinci evresine aittir. Mimari parçalar önemli ölçüde dünyanın değişik müzelerine götürülmüştür.  Tapınağa ait kalıntılardan bazıları Berlin’deki Pergamon Müzesi’nde, friz plakaları ise ayrıca Paris’teki Louvre Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde bulunmaktadır.
magnesia-frizleri2ALINLIK TASARIMI VE TANRIÇA’NIN EPİPHANIE’Sİ
Alınlıkta, ortada büyük, yanlarda iki küçük kapı yer almaktadır. Çatının etrafında aslan başlı çörtenli (res. 14), lotus-palmet ve rankelerle bezeli sima, alınlığın köşelerinde ise akroterlerle üst yapı hareketlenmiştir.

Tapınağın alınlığında yer alan bir kapı ve iki pencere, boş alanı gölge ve ışık oyunlarıyla hareketlendirmekle kalmayıp, aslında sütunları, aşırı bir yükten de kurtarmıştır. Alınlıktaki kapı ve pencerelerin yapılış nedenleri arasında ayrıca yapısal ve estetik sorunlar da olmuş olmalıdır.

Magnesia’da bulunan ve 16 numaralı olarak adlandırılan yazıtta tanrıçanın epiphaniesinden bahsedilmektedir. Epiphanie, tanrının kendisini mucizevî bir şekilde insanlara göstermesi anlamına gelmektedir. Uzun bir süre alınlıktaki bu kapıların tören günleri açıldığı ve tanrıça Artemis’in taşınabilen bir yontusunun halka gösterilerek epiphanie olayının canlandırılmak istendiği varsayılmıştır. Ancak O. Bingöl, farklı olarak bu kapıların tapınağın içerisinde yer alan tanrıçanın kült yontusunu mucizevî şekilde aydınlatmak amacıyla kullanıldığını düşünmektedir.magnesia-artemisi Bingöl’e göre, aynı zamanda bir gece tanrıçası olan Artemis’in kült yontusu, yılın belli bir ayında ve dolunaylı bir gecede batıya yönelik alınlığın orta kapısından giren ışıkla aydınlatılmıştır. Bilgisayar verilerine göre ay, bazı dolunaylarda Artemis tapınağının tam karşısına, alınlık orta kapısı ve Artemis heykeli ile bir doğru oluşturacak şekilde ve belli bir açı ile gelmektedir. Bu dolunaylarda, zifiri karanlıkta bulunan altın kaplama Artemis heykeli alınlığın ortasındaki kapıdan giren ay ışığıyla aniden aydınlatılarak, tapınağın dışında bekleyen insanlara gösterilmiştir. Kentte bulunan 98 numaralı yazıtta Artemis şenliklerinin genellikle dolunaylı gecelerde yapılmış olduğunun bildirilmesi bu yeni savın haklılığına açık bir belgedir.

Tapınağın içine, günümüze kadar korunamamış olsa da, Artemis Leukophryene ait bir kült yontusu dikilmiştir. Görünümü konusunda Magnesiae sikkeleri önemli ipuçları sunmaktadır. Sikkelere göre Magnesiae Artemis’i, Ephesos Artemis’i gibi aşağı doğru incelen vücudunu sıkıca saran bir giysi içindedir. İki yana açtığı ellerinde yün yumağı tutmaktadır. Başında yüksek bir başlık (polos) taşır. Göğüs bölgesinde çok sayıda, yumurtaya benzer yuvarlak çıkıntı (olasılıkla bereket sembolü olarak meme) bulunmaktadır.

Kaynak: arkeoloji.biz web sitesinde, 02 Ocak 2013 tarihli “Hermogenes’in Eserleri”Magnesiae Artemis Leukophryene Tapınağı” adlı yazıdan özetlenerek hazırlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir